HesapDergisi
Ana SayfaYazılarŞiirlerYazarlarHakkındaİletişim
HesapDergisi

“Cumhuriyet’in kazanımlarını savunur, hesabını sorar, aydınlanmanın ışığını taşırız.”

Yasal

  • Kullanım Koşulları
  • Gizlilik Politikası
  • Çerez Politikası

Sosyal Medya

© 2026 Hesap Dergisi. Tüm hakları saklıdır.
Tarih

Edirneli İhtilalci Talat Paşa’ya Vefa

Halkın Evladı, Vatanın Şehidi

Hamit Calğın
Hamit Calğın
15 Mart 20262 dk okuma
Edirneli İhtilalci Talat Paşa’ya Vefa

Bugün 15 Mart…

Tam 103 yıl önce Berlin'in soğuk sokaklarında, sürgünde yaşayan bir ihtilalci, hain bir kurşunla düştü.

Edirne'nin yoksul mahallelerinde doğan, babasız büyüyen, okulu yarım bırakan ama hiçbir zaman hayallerinden vazgeçmeyen o çocuk, telgraf telleri arasında büyüdü ve imparatorluğun kaderini değiştirecek bir devrimciye dönüştü.

Gençliğinde zulme karşı gizli örgütler kurdu, tutuklandı, işkence gördü, sürgüne gönderildi ama boyun eğmedi. Her hücrede, her sürgün yerinde özgürlük ateşini körükledi.

1908'de meşrutiyet bayrağını açtığında, telgraf memuru Talat artık bir ihtilalciydi; Sultan Hamid'in otuz yıllık saltanatını bir gecede değiştiren adamlardan biriydi.

Halktan geldiği için halkı anlıyor, sokaklarda dolaşıyor, kahvehanelerde sohbet ediyor, pazarlarda esnafla konuşuyordu. Resmi kıyafetlerden çok sivil elbiselerini severdi, protokolden çok gerçek insanları. Sadrazam olduğunda bile o mütevazi Edirneli çocuğun saflığı ve samimiyeti yüzünden düşmemişti.


Birinci Dünya Savaşı'nın cehennem ateşinde, imparatorluğun son nefeslerini verirken devletin dümenindeydi; kolay kararlar almanın zamanı değildi, her tercih acı ve gözyaşı demekti.

Savaş kaybedildiğinde, işgal gemileri boğazdan girerken, vatanı teslim etmek yerine sürgünü seçti. Bir Alman denizaltısına bindi ve vatan toprağına son kez baktı.

Berlin'de gurbette, hasretle, özlemle yaşadı. Her sabah pencereden doğuya bakıyor, İstanbul'u, Edirne'yi, o sevdiği toprakları düşlüyordu.


15 Mart 1921 sabahı, evinden çıktığında bilmiyordu ki bu son yürüyüşü olacaktı. Charlottenburg semtinin sessiz sokağında, bir Ermeni teröristin silahı konuştu ve ihtilalci Talat, yabancı bir toprakta, soğuk bir kaldırımda şehit düştü.

Katili Alman mahkemesinde beraat etti; adalet tecelli etmedi.

23 yıl Berlin toprağında yattı, ta ki 1943'te Türkiye Cumhuriyeti naaşını İstanbul'a getirene kadar. Şimdi Hürriyet Tepesi'nde istirahat ediyor; o tepe ki ismini özgürlük mücadelesinden alıyor, tıpkı Talat Paşa'nın hayatı gibi.


Bugün onu anıyoruz; mütevazi bir aileden gelen, kendini yetiştiren, zulme başkaldıran, özgürlük için bedel ödeyen, vatanı için canını veren bir ihtilalci olarak.

Ruhun şad, mekânın cennet olsun İhtilalci Talat. Sen gittin ama bıraktığın miras, bağımsızlık ruhu ve özgürlük ateşi hâlâ yanıyor.

Hamit Calğın
Hamit Calğın

Evvelâ Türkçü, sâniyen Kemalist.